Her adımda, iletişiminizi güçlendirmek için yanınızdayız

Armoni
Dil Konuşma

Konuşmanın gücüyle kendinizi ifade etmenin özgürlüğünü yaşayın

Uzman ekibimiz, modern terapi yöntemleri ve bireye özel programlarla iletişim yolculuğunuzda yanınızda

Uzman kadromuzla bilimsel temelli terapi
Kişiye özel değerlendirme ve uygulama süreci
Modern, kanıta dayalı yaklaşımlar
Keşfetmeye devam edin
Bireye Özel Dil ve Konuşma Terapisi Yaklaşımımız

Dil ve Konuşma Terapilerinde Bütüncül Yaklaşım

Her bireyin iletişim yolculuğu farklıdır; bilimsel temelli yaklaşımlarla konuşmayı bir bütün olarak değerlendiriyoruz.

Terapi Hedeflerimiz

Armoni Dil ve Konuşma Merkezi’nde her bireyin terapi süreci kendine özgüdür. Çalışma alanlarımız arasında kekemelik, hızlı bozuk konuşma, konuşma sesi bozuklukları, çocukluk çağı konuşma apraksisi, gecikmiş dil ve konuşma, ses bozuklukları ve afazi yer alır.

Amacımız yalnızca konuşma becerilerini değil, iletişimin tüm yönlerini geliştirmektir. Bilimsel temelli ve bireye özel terapi planlarımızla iletişimi bir bütün olarak ele alıyor, bireyin potansiyelini en doğal hâliyle ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Her yaş grubundan bireyin güçlü yönlerini desteklemeyi ve günlük yaşamda kendini özgüvenle ifade edebilmesini amaçlıyoruz.

Her İletişim Bir Hikaye Taşır

Konuşmanın, anlamanın ve kendini ifade etmenin her biçimi değerlidir. Hedefimiz, bu hikâyenin kendi doğallığı içinde akmasını sağlamak. Her bireyin iletişim potansiyelini keşfetmesi için güvenli bir alan oluşturuyoruz.

Terapi Programlarımızda Odak Noktamız

Her terapi süreci, bireyin ihtiyaçlarına göre şekillenir; hedefimiz kalıcı iletişim becerileridir

Bütüncül Yaklaşım

Her bireyin ihtiyaçlarını; konuşma, dil, akıcılık, ses ve iletişimin tüm yönleriyle birlikte değerlendiriyoruz.

Bilimin Rehberliğinde Terapi

Her terapi sürecini güncel bilimsel yaklaşımlar ışığında, bireyin yaşına ve gereksinimlerine göre yapılandırıyoruz.

İfade Gücü ve Güven

Amacımız yalnızca konuşmayı geliştirmek değil; bireyin kendini rahat, doğal ve güvenle ifade edebilmesini desteklemektir.

Kalıcı Gelişim ve Destek

Terapi sürecinde kazanılan becerilerin günlük yaşama taşınması ve sürdürülebilmesi için rehberlik sağlıyoruz.

Uzman ekibimizle tanışın, tedavi sürecinizi planlayın

Hizmetlerimiz

Dil ve konuşma terapisinde geniş hizmet yelpazesi ile her yaştan bireye özel çözümler sunuyoruz

Okul Öncesi Kekemelik

Erken müdahale ile çocuğunuzun konuşma akıcılığını destekliyoruz

Okul Çağı Kekemelik

Okul döneminde özgüvenli ve akıcı konuşma becerilerinin gelişimini sağlıyoruz.

Yetişkin Dönem Kekemelik

Profesyonel ve sosyal yaşamda akıcı iletişim becerilerinizi güçlendiriyoruz.

Konuşma Sesi Bozuklukları

Artikülasyon ve fonolojik bozukluklarda hedefe yönelik terapi desteği sunuyoruz.

Gecikmiş Dil ve Konuşma

Dil gelişimini destekleyen bireysel programlarla çocuğunuza özel çözümler üretiyoruz.

Afazi

Beyin hasarı sonrası dil ve konuşma becerilerini yeniden yapılandırıyoruz.

Ses Bozuklukları

Sağlıklı ve kaliteli ses üretimi için profesyonel terapi uyguluyoruz.

Yarık Damak/Dudak

Yarık damak ve dudağa bağlı konuşma güçlüklerinde desteği sağlıyoruz.uzman

İletişim Yolculuğunuzu Birlikte Planlayalım

Ön değerlendirme süreci ve uygun terapi programları hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçin

Hakkımızda

Armoni Dil ve Konuşma Merkezi, dil ve konuşma bozuklukları alanında çocuk, ergen ve yetişkin bireylere bilimsel ve bütüncül terapi hizmeti sunar. Merkezin temelleri, kurucumuz Serdar Kılınçlar’ın çocukluk döneminde yaşadığı kekemelik deneyiminden doğmuştur. Bu kişisel süreç, onu konuşma bozuklukları alanında uzmanlaşmaya ve benzer güçlükler yaşayan bireylere profesyonel destek sunmaya yöneltmiştir. 2008 yılında İzmir’de kurulan Armoni, bugün kekemelik, konuşma sesi bozuklukları, çocukluk çağı konuşma apraksisi, gecikmiş dil ve konuşma, ses bozuklukları ve afazi gibi pek çok alanda bireye özel terapi programları yürütmektedir. Uzman kadrosu, bilimsel yaklaşımları insani değerlerle birleştirerek her yaş grubundan bireyin iletişim becerilerini güçlendirmeyi amaçlar. Armoni, yalnızca bir terapi merkezi değil; iletişimin gücüne inanan, öğrenmeyi ve gelişimi merkezine alan bir topluluktur. Her bireyin iletişim biçiminin kendine özgü olduğuna inanır ve terapi süreçlerini bu anlayışla şekillendirir.

Dil ve Konuşma Bozuklukları

Kişinin konuşulanları anlama ve kendini ifade etme becerilerinin birinde veya her ikisinde görülen sorunlar, dil ve konuşma bozukluklarına yol açmaktadır.

Dil ve konuşma bozuklukları birbirinden farklıdır. Bir kişinin diğerlerini anlama, istek ve düşüncelerini düzgün cümlelerle paylaşmada sorun yaşaması dil bozukluğunun işaretidir.

Bir kişinin sesleri anlaşılır ve net bir şekilde telaffuz edememesi, artikülasyon problemleri yaşaması, akıcı olmayan bir konuşmaya sahip olması ve sesi ile ilgili sorunların olması, bu kişide konuşma bozukluğu ihtimalini akla getirmektedir.

Okul Öncesi Kekemelik Terapisi

Kekemelik; konuşma akıcılığının ses ve hece tekrarları (örneğin ma-ma-ma-masa), uzatmalar (mmmmmmasa) ve duraksamalar (_____masa) ile bozulmasıyla karakterize olan bir konuşma bozukluğudur. Okul öncesi dönemde, özellikle 2–5 yaş arasındaki çocuklarda dil ve konuşma gelişimi hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Bu dönemde gelişimsel kekemelik olarak adlandırılan durum sıkça gözlemlenir. Gelişimsel kekemelik görülen çocukların yaklaşık %80’lik bir kısmında kekemelik, 6 ay ile 1 yıl içerisinde herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın tamamen ortadan kalkabilir. Ancak %20’sinde profesyonel terapi desteği gerekebilir. Tanısal değerlendirmenin amacı, çocuğun kekemeliğinin devam etme riskinin olup olmadığını belirlemektir.

Çocuğun Kekemeliğinin Devam Etme Olasılığını Artıran Risk Faktörleri

  • Takılmaların başlangıcının 6 aydan uzun sürmesi
  • Ailede kekemelik öyküsünün bulunması
  • Takılmaların tipi ve sıklığının artması
  • İkincil davranışların (örneğin göz kırpma, el hareketleri) görülmesi
  • Kaçınma davranışlarının başlaması
  • Çocuğun kekemeliğinin farkında olması ve bu durumdan endişe duyması
  • Çocuğun takılmalarına aşırı tepki vermesi
  • Ailenin kekemeliğe karşı negatif veya kaygı dolu tutum sergilemesi

Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

  • Aileler çocuklarıyla konuşurken konuşma hızlarını düşürmeli, daha sakin konuşmaya özen göstermelidirler
  • Takılma esnasında 'yavaş konuş', 'sakin ol' gibi çocuğu daha çok strese sokabilecek söylemlerden kaçınılmalıdır
  • Çocuğun konuşmasını düzeltme gibi negatif geri bildirimlerde bulunulmamalıdır
  • Çocuğun konuşmasına olağandan daha fazla ilgi ve dikkat gösterilmemelidir
  • Çocukların üzerindeki zaman baskısı azaltılmalıdır
  • Aileye çocuğunun kekemeliğini etkileyebilecek faktörleri anlaması konusunda yardımcı olunmalıdır

Okul Çağı Kekemelik Terapisi

Okul çağı döneminde, çocuklar artık kekemeliklerinin farkındadır ve akran ilişkileri bu farkındalıktan etkilenebilir. Bu yaş grubunda terapi, yalnızca akıcılığı artırmakla sınırlı değildir; aynı zamanda çocuğun kendine güvenini desteklemek, iletişim becerilerini güçlendirmek ve okul ortamındaki sosyal-duygusal etkilenmeleri azaltmak hedeflenir. Terapilerde oyunlaştırılmış teknikler, duygu farkındalığı çalışmaları ve aile ile öğretmen iş birliği ön plandadır.

Ergen ve Yetişkin Kekemelik Terapisi

Ergenlik ve yetişkinlik döneminde kekemelik, bireyin akademik ve sosyal yaşamını etkileyebilir. Bu dönemde terapi, bireyin konuşma kontrolünü artırmaya, iletişim kaygısını azaltmaya ve öz kabul geliştirmeye odaklanır.

Terapi sürecinde konuşma akıcılığı tekniklerinin yanı sıra, duygusal ve bilişsel bileşenler de çalışılır. Amaç, bireyin sadece akıcı konuşması değil; kendini özgürce ve güvenle ifade etmesidir.

Artikülasyon ve Fonolojik Bozukluklar

Artikülasyon Bozukluğu Nedir?

Artikülasyon bozukluğu, bireyin konuşma seslerini doğru ve net bir şekilde çıkaramaması durumudur. Yani kişi bazı sesleri üretirken zorlanabilir, sesleri eksik, hatalı veya farklı şekilde söyleyebilir. Örneğin 'arı' yerine 'ayı', 'kedi' yerine 'tedi' demek bu duruma örnektir. Artikülasyon bozukluğu olan çocuklar, genellikle hatalı söyledikleri sesi her defasında aynı şekilde üretirler yani konuşmadaki hatalar tutarlıdır. Bu da konuşmanın başkaları tarafından anlaşılmasını zorlaştırabilir.

Artikülasyon (Sesletim) Bozukluklarının Sebepleri Nelerdir?

Artikülasyon bozukluğunun birçok farklı nedeni olabilir. Bunlar arasında en sık görülenler şunlardır:

  • Yapısal anomaliler (dudak damak yarığı, dil bağı)
  • Yanlış öğrenme
  • Dil-damak kaslarının yanlış kullanımı
  • Nörolojik bozukluklar (serebral palsi)
  • İşitme kaybı

Terapiye Ne Zaman Başlanmalıdır?

Çocuklar konuşma seslerini belirli bir gelişim sırasına göre öğrenirler. 2–3 yaş civarında /b/, /d/, /m/, /p/ gibi kolay sesler çıkarılabilir. /l/, /r/, /s/, /ş/, /z/ gibi seslerin ise daha geç yaşlarda doğru şekilde söylenmesi normaldir. Ancak 4–5 yaşına gelen bir çocuk hâlâ bazı sesleri yanlış söylüyorsa veya konuşması anlaşılmakta zorluk yaşanıyorsa bir dil ve konuşma terapistine başvurmak önemlidir. Erken dönemde başlanan terapi, çocuğun doğru sesleri öğrenmesini kolaylaştırır, konuşma özgüvenini artırır ve akademik başarısını olumlu etkiler.

Yetişkinlerde Artikülasyon Sorunlarına Yardım Edilebilir mi?

Evet, artikülasyon bozuklukları yalnızca çocuklarda değil, yetişkinlerde de görülebilir ve terapiyle düzeltilebilir. Yetişkinlerde bu durumun nedenleri arasında; çocukluk döneminden kalan sesletim hataları, • diş, çene veya protez kaynaklı ağız yapısı değişiklikleri, • yabancı dilde konuşurken sesleri yanlış yerden üretme alışkanlıkları yer alabilir. Dil ve konuşma terapisi, yetişkinlerde de etkili sonuçlar verir. Terapilerde kişinin zorlandığı sesler belirlenir, doğru ses üretimi için kas koordinasyonu ve artikülasyon egzersizleri yapılır. Düzenli seanslar ve evde verilen alıştırmalarla, konuşmanın netliği ve akıcılığı belirgin şekilde artar. Unutulmamalıdır ki yaş, doğru konuşmayı öğrenmeye engel değildir; her yaşta sesletim becerileri geliştirilebilir.

Fonolojik Bozukluk Nedir?

Fonolojik bozukluk, çocuğun konuşma seslerini fiziksel olarak çıkarabilmesine rağmen, dil kurallarına uygun şekilde kullanamaması durumudur. Yani çocuk sesleri çıkarabilir ama bunları yanlış yerlerde veya yanlış biçimde kullanır. Bu, seslerin üretiminden çok dilin ses sisteminin (fonoloji) öğrenilmesinde bir güçlük olduğunu gösterir. Örneğin: • “Top” yerine “kop”, • “Balık” yerine “bak”, • “Kapı” yerine “tapı” demek gibi örneklerde çocuk, sesi fiziksel olarak çıkarabiliyor ama kelimenin içinde nerede ve nasıl kullanacağını karıştırıyor olabilir. Fonolojik bozuklukta hatalar daha değişkendir. Yani çocuk bir sesi bir kelimede doğru, diğerinde yanlış söyleyebilir. Bu durum, artikülasyon bozukluğundan farklı olarak dilsel bir süreçle ilgilidir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma

Çocuğun yaşıtlarına göre konuşma ve dil becerilerini daha geç edinmesi durumudur. Gecikmiş konuşma, çocukluk döneminde sıklıkla karşılaşılan problemlerden biridir.

Gecikmiş Dil ve Konuşmanın Nedenleri Nelerdir?

  • Gelişimsel farklılıklar
  • Çevresel faktörler
  • Aşırı ekran maruziyeti
  • Genetik yatkınlık
  • Otizm
  • İşlevsel nedenler

Gecikmiş Dil ve Konuşmanın Özellikleri

  • Yetersiz kelime dağarcığı
  • İstek ve gereksinimleri sözle anlatma yerine sıklıkla jest, mimik ve diğer işaretleri kullanma
  • Başkalarının konuşmalarına karşı dikkat ve ilgi azlığı
  • Kendilerini yaşıtlarından ve çevreden uzak tutma eğilimi
  • Kendini ifade edememekten kaynaklı hırçın davranışlar

Ne Zaman Profesyonel Yardım Alınmalıdır?

Normal bir konuşma gelişiminde çocuklar iki yaş civarında iki sözcüklü cümleler kurmaya çalışırlar. 2-3 yaşlarında 'ben', 'sen' gibi zamirleri kullanır, 50-100 sözcük kullanabilirler. 3-4 yaşlarında sözcük sayısı 800-1500 arasındadır ve 4-5 sözcüklü cümleler kurarlar. 4-5 yaşına geldiklerinde ortalama olarak 1000-2000 civarında sözcük kullanabilirler.

Çocuğunuz 2 yaşındaysa ve hiç kelimesi bulunmuyorsa, işaretlerle anlaşmaya çalışıyorsa, profesyonel bir yardım almanızda fayda vardır.

Afazi

Afazi, genellikle beyin hasarı sonucunda ortaya çıkan, kişinin konuşma, anlama, okuma ve yazma gibi dil becerilerinde bozulmaya yol açan bir dil ve iletişim bozukluğudur. Beynin dil merkezlerini etkileyen inme (felç), kafa travması, tümör veya enfeksiyon gibi nedenlerle gelişebilir. Afazi, kişinin hem kendini ifade etmesini hem de çevresindekileri anlamasını güçleştirir.

Afazinin Nedenleri Nelerdir?

  • İnme (felç)
  • Kafa travmaları
  • Beyin tümörleri
  • Beyin enfeksiyonları (ör. menenjit, ensefalit)
  • Nörodejeneratif hastalıklar (ör. demans)
  • Cerrahi müdahale sonrası beyin dokusunda hasar

Afazinin Özellikleri

  • Konuşma sırasında doğru sözcüğü bulmakta güçlük
  • Sözcüklerin yerini karıştırma, anlamlı cümle kurmada zorlanma
  • Karşısındakinin söylediklerini anlamada güçlük
  • Okuma ve yazmada bozulmalar
  • Sesleri veya heceleri tekrarlama, yanlış sözcük kullanımı
  • İletişimde azalma, içe kapanma ve duygusal tepkiler (öfke, hayal kırıklığı vb.)

Ne Zaman Profesyonel Yardım Alınmalıdır?

Beyin damar hastalığı (inme), kafa travması veya beyin ameliyatı sonrası konuşma, anlama, okuma ya da yazmada fark edilir bir güçlük yaşanıyorsa, zaman kaybetmeden dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır.

Erken dönemde başlanan dil ve konuşma terapisi, beynin yeniden yapılanma (nöroplastisite) sürecini destekler ve iletişim becerilerinin geri kazanılmasında büyük rol oynar.

Ses Bozuklukları

Ses bozuklukları; sesin kalitesinde, perdesinde, yüksekliğinde veya dayanıklılığında normalden sapmalarla ortaya çıkan durumlardır. Bu bozukluklar; sesin kısık, çatallı, gergin, zayıf veya nefesli çıkmasına neden olabilir. Ses terapisi, sesin doğru ve sağlıklı biçimde kullanılmasını yeniden kazandırmayı amaçlayan bireyselleştirilmiş bir terapi sürecidir.

Ses Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?

  • Nodül, polip, kist gibi ses teli patolojileri
  • Larenjit (gırtlak iltihabı)
  • Sesin yanlış veya aşırı kullanımı
  • Reflü (mide asidinin gırtlağa kaçması)
  • Nörolojik nedenler (ör. felç, Parkinson hastalığı)
  • Hormonal değişiklikler
  • Psikojenik nedenler (stres, kaygı, travma sonrası)
  • Cerrahi operasyonlar veya entübasyon sonrası ses değişiklikleri

Ses Bozukluklarının Özellikleri

  • Ses kısıklığı veya sesin hiç çıkmaması
  • Uzun süreli konuşmalarda sesin çabuk yorulması
  • Konuşurken boğazda ağrı, yanma veya gerginlik hissi
  • Sesin kalınlaşması, incelmesi veya doğal tınısını kaybetmesi
  • Nefesli, çatallı veya titrek ses
  • Şarkı söylerken veya yüksek sesle konuşurken zorlanma

Ne Zaman Profesyonel Yardım Alınmalıdır?

Ses kısıklığı veya ses değişimi iki haftadan uzun sürüyorsa, özellikle bu durumun bir soğuk algınlığı ya da geçici enfeksiyonla ilişkisi yoksa, mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Ardından, gerekli tıbbi değerlendirme tamamlandıktan sonra dil ve konuşma terapisti ile ses terapisine başlanması önerilir.

Erken müdahale, ses tellerindeki olası hasarları önler ve sesin doğal, sağlıklı biçimde kullanılmasını destekler.