
Kekemeliğin nedenleri, beyin gelişimi ve erken müdahalenin önemi
"Daha geçen hafta böyle konuşmuyordu."
Kekemelik yaşayan çocukların ailelerinden en sık duyduğumuz cümlelerden biri budur.
Çocuğunuz günler, haftalar hatta aylar boyunca akıcı bir şekilde konuşurken bir gün aniden kelimeleri ya da sesleri tekrar etmeye, bazı sesleri uzatmaya ya da konuşurken zorlanmaya başlayabilir. Bu durum birçok aile için şaşırtıcı ve kaygı vericidir.
Bu sorunun cevabı sanıldığı kadar basit değildir.
Kekemelik genellikle 2 ile 6 yaş arasında ortaya çıkar. Bu dönem çocukların dil ve konuşma gelişiminin en hızlı olduğu dönemlerden biridir.
Çocuklar her gün yeni kelimeler öğrenir, daha uzun cümleler kurmaya başlar ve düşüncelerini daha ayrıntılı ifade etmeye çalışırlar.
Bir yıl önce "top ver" diyen bir çocuk, kısa bir süre sonra "Bugün parka gidip kırmızı topumla oynamak istiyorum" gibi çok daha karmaşık cümleler kurabilir.
Ancak konuşma sadece kelimeleri bilmekten ibaret değildir.
Bir çocuk "Ben bugün parka gitmek istiyorum" dediğinde beyninde olağanüstü bir süreç gerçekleşir.
Önce ne söylemek istediğini planlar.
Ardından doğru kelimeleri seçer.
Sonra dudaklarının, dilinin, çenesinin ve ses tellerinin hangi sırayla hareket edeceğini belirler.
Tüm bunlar saniyenin çok küçük bir bölümünde gerçekleşir.
Biz yetişkinler için konuşmak son derece kolay görünmektedir çünkü bu sistemi yıllardır kullanıyoruz. Ancak küçük çocukların beyinleri bu sistemi hâlâ geliştirmektedir.
Bunu anlamak için araba kullanmayı düşünebiliriz.
Deneyimli bir sürücü direksiyonu çevirmek, aynalara bakmak, vites değiştirmek ve trafiği takip etmek için özel bir çaba harcamaz. Bunların çoğu otomatik hale gelmiştir.
Ancak araba kullanmayı yeni öğrenen bir sürücü için durum farklıdır.
Ayağını debriyaja mı koyacak, vitese mi geçecek, aynaya mı bakacak, direksiyonu ne kadar çevirecek?
Birçok şeyi aynı anda koordine etmeye çalışır.
Konuşma da buna benzer.
Çocukların beyinleri konuşma sırasında birçok sistemi aynı anda yönetmeye çalışır. Dil gelişiminin çok hızlı olduğu bazı dönemlerde bu koordinasyon her zaman kusursuz ilerlemeyebilir.
Bugün araştırmalar, kekemeliğin konuşmayı planlayan ve yöneten beyin ağlarıyla ilişkili nörogelişimsel bir durum olduğunu göstermektedir.
Yani kekemelik, çocuğun isteyerek yaptığı bir davranış değildir.
Bu önemli bir sorudur.
Çünkü bütün çocuklar dil gelişiminden geçer ancak bütün çocuklar kekelemez.
Burada genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Ailede kekemelik öyküsünün bulunması, bazı çocukların bu dönemde kekemelik geliştirme olasılığını artırabilir.
Bu nedenle günümüzde uzmanlar kekemeliği tek bir nedene bağlamamaktadırlar.
Kekemelik; genetik özelliklerin, beyin gelişiminin ve konuşma sisteminin gelişim sürecinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan karmaşık bir durum olarak değerlendirilmektedir.
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Ancak araştırmalar bazı risk faktörlerinin önem taşıdığını göstermektedir.
Örneğin;
kalıcılık riskini artırabilen faktörler arasında yer almaktadır.
Bu nedenle yalnızca "kekeliyor mu, kekelemiyor mu?" sorusuna odaklanmak yeterli değildir.
Asıl önemli olan çocuğun genel risk profilinin değerlendirilmesidir.
Birçok aile kekemeliğin zamanla geçmesini beklemeyi tercih eder.
Bazı çocuklarda gerçekten de kekemelik kendiliğinden ortadan kalkabilir.
Ancak hangi çocukta geçeceğini, hangi çocukta devam edeceğini yalnızca bekleyerek anlamaya çalışmak her zaman en doğru yaklaşım değildir.
Erken dönemde yapılan değerlendirmeler sayesinde çocuğun risk faktörleri belirlenebilir ve gerektiğinde uygun destek planlanabilir.
Bu destek her zaman yoğun bir terapi anlamına gelmez.
Bazen aileye verilecek doğru bilgiler ve düzenli takip bile oldukça değerli olabilir.
Eğer;
bir konuşma bozuklukları uzmanı ya da dil ve konuşma terapistinden değerlendirme almak faydalı olabilir.
Çünkü erken dönemde yapılan doğru bir değerlendirme, hem çocuğunuz hem de sizin için süreci çok daha anlaşılır hale getirebilir.
Unutmayın; kekemelik sizin ya da çocuğunuzun suçu değildir. Çocuğunuz bunu isteyerek yapmaz.
Kekemeliği anlamanın ilk adımı, onu doğru yerden okumaktır.
Ezgi Sultan Kaya
Konuşma Bozuklukları Uzmanı
Konuşma bozuklukları uzmanlarımız size yardımcı olabilir.
Bize Ulaşın